Adnan Oktar’a istenen 1198 senenin gerekçeleri: Kölelik, şantaj, gizli saklı çekim…

22.09.2022 08:48 Son Güncelleme: 22.09.2022 08:48 Adnan Oktar Silahlı Kabahat Örgütü davası kararının İstanbul Bölge Adalet sarayı Mahkemesi’nce bozulmasının arkasından Silivri’de ikinci kez yargılama başlamıştı. Son duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Adnan Oktar’ın 1198 yıl hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcının Adnan Oktar ve örgütüyle ilgili kabahat detaylarını sıraladığı mütalaanın bilgileri ortaya çıktı.
DEVRE GÖRE DEĞİŞTİ: Ortalama 40 yıl ilkin Adnan Oktar tarafınca kurulan örgütün dış görünüşünü toplumsal ve siyasal yapıyla uyumlu olarak devamlı değiştirdiğini iddia eden savcı, 90’lı yıllarda geniş bir muhafazakâr çevreye hitap etmek için evrim karşıtlığının kullanıldığını söyledi. Mütalaada şu detaylar yer aldı: MUTLAK İTAAT İSTEDİ: Örgütün sistemi, mağdur olarak seçilen kişinin Adnan Oktar’ın devamlı kendi emrinde bulunan ve tüm emirlerini sorgusuz yerine getiren, cinsel hücum başta olmak suretiyle hakaret, dayak benzer biçimde eylemlere tepki vermeyen bir köle/eşya haline getirilmesi örgüsüne haiz. Örgütte, FETÖ silahlı terör örgütü benzeri şekilde imam, bacılar, imam adam kardeşler, düz bacılar, kız kardeşler şeklinde birbirleri içinde keskin bir astlık-üstlük ilişkisi ve Teşkilat lideri Adnan Oktar’a mutlak itaatin bulunmuş olduğu hiyerarşik yapı var.

TEHDİT, ŞANTAJ, CİNSEL SALDIRI: Teşkilat, mali ve beşeri kazanımlarını ve kamuoyu nezdindeki itibarını yitirmemek, hukuka aykırı faaliyetlerin ortaya çıkmaması ve gelişimini ivmelendirip hedeflerine daha süratli ulaşmak ve çıkar elde etmek için fotomontaj, gizli saklı çekim, yalan haber ve bunlarla bağlantılı tehdit, şantaj, cinsel hücum/istismar benzer biçimde yöntemlere başvurmuştur.” 
GİRMEK DE ZOR ÇIKMAK DA ZOR
MÜTALAADA “Örgüte girmenin ve yükselmenin zor olmasının yanında, örgüte herhangi bir halde dahil olan kimsenin örgütten ayrılmasının da oldukça zor olduğu, örgütten ayrılmak isteyenlerin içsel baskı, tehdit, şantaja maruz bırakılması, ayrılanlara yönelik ise itibarsızlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi, esasen örgütün gerçek manasıyla bir gizli saklı, hiyerarşik yapıya haiz bir kabahat örgütü bulunduğunun en kuvvetli kanıtıdır” denildi.
FETÖ ÖVGÜSÜ
Savcı mütalaada “Adnan Oktar’ın örgüte ilişkin propaganda amaçlı kurulan gösterim organı A9 kanalında 17/25 Aralık sonrası terör örgütü lideri Fetullah Gülen’i övgü yayınları yapılmış oldu” dedi: “Adnan Oktar’ın 2015 senesinde Rusya’da kapatılan okulların açılması için yapmış olduğu gösterim ve faaliyetler, FETÖ mensupları ile 15 Temmuz hain darbesi öncesinde karşı karşıya ve teşkilat üyeleri aracılığı ile temas kurmuş olması, örgütün FETÖ ile 1980’lere dayanan birlikteliğinin günümüzde de sürdüğünü gözler önüne sermiştir.”
Kaynak: Özgürlük / Ayşegül USTA

Son Dakika Haberler