Dinlence sonrası topuk ağrısına dikkat

18.09.2022 12:36 Haber Deposu: DHA Doç. Dr. Zafer Atbaşı, topuk dikeni hakkında informasyon verdi. Doç. Dr. Atbaşı, topuk dikeninin ayak tabanını gerdiren zarın, topuk kemiğinin yapıştığı yeri aşırı çekmesiyle oluşan ödemin, bir süre sonrasında topuk kemiğinde dikensi bir kemik çıkıntısı haline gelmesi olarak tamamlaması sonucu oluştuğunu söylemiş oldu. Doç. Dr. Atbaşı, “Hastalar, ilk olarak ağrı şikâyetiyle hekime başvurur. Topuk dikeni olan hastalarda, sabah uyanınca fazlaca fazla topuk ağrısı olur ve bu ağrı yürüyünce geçer. Uzun süre hareketsizlik sonrasında yaşanmış olan ağrının sebebi ayak tabanındaki zarın kısalmasıdır. İlk basınçta, kısalan zarın topuk kemiğini çekmesiyle beraber ağrı oluşur. Birazcık yürüyüp ayak tabanındaki zar esneyip uzadıkça ağrı azalmaya adım atar. Bir çok insanoğlunun sandığı benzer biçimde ağrının sebebi topuk kemiğindeki çıkıntı değildir. ‘Çıkıntının tedavi edilmesi sonucunda topuk dikeni geçer’ benzer biçimde bir durum söz mevzusu değildir. Topuk dikenindeki aslolan etken, ayak tabanındaki zarın topuk kemiğini aşırı çekmesidir” diye konuştu.
‘RAHATSIZLIĞIN DOĞRU TESPİTİ OLDUKÇA ÖNEMLİ’ Doç. Dr. Zafer Atbaşı, süratli kilo almanın topuk dikeninin en sık görülen sebeplerinden biri bulunduğunu kaydederek, şunları söylemiş oldu:
“Ayak altına ne kadar fazlaca yük bindirilirse ayak tabanındaki zar o denli gerilir ve topuk dikeni gelişir. Süratli kilo almak benzer biçimde süratli kilo vermek de topuk dikenine niçin olabilir. Ek olarak romatizmal ve tiroid hastalıkları olanlarda ‘entezopati’ olarak adlandırılan ağların kemiklere yapıştığı yerlerde ödem oluşması daha sık görülür. Bundan dolayı de romatizmal hastalığı olan bireyler, topuk dikeni oluşumuna daha yatkındır. Sadece, tüm topuk ağrıları topuk dikeni değildir. Topuk dikeni, stres kırığı ile fazlaca karıştırılır. Bilhassa ayakkabısız fazlaca uzun yürünmesi ve fazlaca sert zeminde yürünmesi durumunda topuk kemiğinin içinde kırıklar oluşur. Sert zeminde ayakkabısız yürümek, topuğa meydana getirilen basıncın artmasına yol açarak o bölgenin zedelenmesine ve ödem oluşmasına sebep olur. Ek olarak, havuz kenarında çıplak ayakla dolaşılması da topuk dikenine niçin olabilir. Havuz yada dinlence sonrası topuk ağrısı var ise bunun sebebi topuk dikeni olabilir. Ağrının, topuk dikeni ya da stres kırığı sebebiyle ortaya çıkıp çıkmadığının tespit edilmesinde ise doktor muayenesi oldukça önemlidir. ‘Topukta ağrı var ise topuk dikenidir’ denmemeli, ağrının sebebi araştırılmalıdır. Topuk dikeninin tedavisi için rahatsızlığın doğru tespiti oldukça önemlidir.”
TOPUK DİKENİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Topuk dikeninin oluşmaması ve tedavisi için en mühim şeyin plantar fasiya denilen zarın gevşek olması bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Atbaşı, “Mesela, pet şişeyi suyla doldurup ayağın altında yuvarlamak ödemi rahatlatabilir. Sadece aslolan yöntem, ayak tabanındaki zarın gevşetilmesi olduğundan akşamları bir kovaya sıcak su koyularak cam şişeyle fazlaca bastırmadan 15-20 dakika masaj yapılması önerilir. Ayak tabanındaki ödemi azaltmak için doktor önerisiyle antiinflamatuar ilaçlara başvurulabilir. Evin içinde de dışarıda da ayakkabısız dolaşmamak, ortopedik terlik giymek, ayakkabıların içine destekleyici silikon topukluklar kullanmak, hekimin yazdığı jel ve kremleri 3-4 hafta kullanmak gereklidir. Topuk dikeninin bu yöntemlerle geçmemesi durumunda ödemi azaltmak için ‘steroid enjeksiyon’ yöntemine başvurulabilir. Ek olarak ödemin olduğu dokuyu iyileştirmesi için PRP tedavileri de bulunmaktadır” dedi.
GEÇMEYEN TOPUK DİKENİNE ‘RADYOFREKANS’ TEDAVİSİ
Doç. Dr. Zafer Atbaşı, yöntemlerin hiçbiriyle geçmeyen hastalarda çoğunlukla ‘radyofrekans’ tedavisi uygulanabileceğini vurgulayarak, “Radyofrekans tedavisinde hastanın ağrı şikâyetleri dondurulur. Oldukça başarıya ulaşmış sonuçlar elde edilmiş radyofrekans, 7-8 dakika devam eden ve lokal meydana getirilen bir tedavidir. Hasta, radyofrekans tedavisiyle topuk dikeni şikâyetinden tamamen kurtulabilir” dedi.
Topuk dikeninin oluşmaması için dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili de, “Çıplak ayak dolaşılmaması, fazlaca fazla kilo alınmaması, babet seçimi ayakkabıların tercih edilmemesi, ince tabanlı ayakkabıların kullanılmaması, uygun ayakkabı seçimi benzer biçimde önlemler alınmalıdır. Topuk dikeni için tedbir alınmaması ve topuk dikeni tedavisinin dikkatsizlik edilmesi durumunda hasta, ayağını asla basamaz ve yürüyemez hale gelir. Ek olarak tedavi edilmeyen topuk dikeni, cerrahi müdahaleye kadar ilerleyebilir” ifadelerini kullandı.

Son Dakika Haberler